Uzun yıllardan beri yurt dışında pek çok ortamda
çeşitli düzey ve biçimlerde Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yoğun
kampanyalar yürütülmektedir. Bu kampanyaların önemli odaklarından
birisi de sözde Ermeni Soykırım iddiasıdır. 2005 yılı için asılsız
Ermeni Soykırım iddialarının 90. yılı olması yönünde çalışmaların
yürütülmesi nedeniyle, bu asılsız iddiaların yoğun bir biçimde
tekrar gündeme getirildiği görülmektedir.
19. Yüzyılın sonlarına kadar, sadık millet
olarak Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin, dış mihrakların
kışkırtması sonucu, devlete başkaldırmaları şeklinde yaşanan
olaylar, Ermeni nüfusunun kitlesel imhasını öngören bir şekilde
gelişmemiş ve bir TürkErmeni çatışmasından öteye gitmemiştir. Bu
çatışmalar sırasında binlerce Müslüman-Türk vatandaşının toplu
olarak katledildiği; Erzurum, Kars ve Vanda ortaya çıkarılan toplu
mezarlarla Dünya kamuoyunun gözleri önüne serilmiştir. Bunların
bilinmesine karşın, kasıtlı olarak sözde Ermeni Soykırım iddiası
gündemde tutulmaktadır.
Sözde Ermeni Soykırım iddiası, Osmanlı döneminde
bu imparatorluğu parçalayarak çıkarlarına ulaşmayı amaçlayan
ülkelerce ileri sürülmüş, bu gün ise adları değişmekle birlikte aynı
çıkar çevrelerinin Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek
istemeleri ve bölgede güçlü bir Türkiye arzu etmemelerinden dolayı,
çeşitli yönleriyle sıcak tutulan yapay bir iddiadır. Ermeni
soykırımı iddiası, objektif ve art niyetli olmayan tarihçilerin de
kabul etmiş olduğu asılsız bir iddia olup asla tarihsel gerçeklere
uymamaktadır. Bu gerçek, yerli-yabancı bütün araştırmacıların
kullanımına açık olan Osmanlı belgeleri ile de sabittir.
1960'lı yılların ikinci yarısından itibaren,
çeşitli ülkelerde yerleşik olan Ermeni grupların, Türkiye aleyhine
başlattıkları karalama kampanyaları ile varlığını hissettiren sözde
Ermeni Soykırımı iddiası, 1973'den sonra Kanlı Ermeni Terörüne
dönüşmüş olup ülkemiz aleyhine bir baskı unsuru olarak uzun yıllar
kullanılmıştır.
Slovakya Ulusal Meclisinde 30 Kasım 2004
tarihinde Hükümetin hazırladığı AB Aralık zirvesinde izlenecek
tutum hakkındaki raporun müzakereleri sırasında Hıristiyan
Demokratik Hareketi Partisi Milletvekili F. Mikloşkonun teklifiyle
Slovakya Ulusal Meclisi Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan yüz
binlerce Ermeninin yaşamını yitirdiği 1915te yapılan Ermeni
Soykırımını tanır ve bunu insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak
kabul eder şeklinde bir karar kabul edilmiştir.
Çukurova Üniversitesi Senatosu olarak, Slovakya
Ulusal Meclisinde alınan asılsız Ermeni Soykırımı iddialarını
savunan her türlü kararı şiddetle kınadığımızı, Türk ve dünya
kamuoyuna ilan ediyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yaşamına
kasteden bu tür saldırıların amacına ulaşamayacağını bütün ülkelere
bir kez daha önemle duyuruyoruz.